'Canımın içi sen o şalı takıyon sonra boynun açılmasın diye oraya bura çekiyon ya heh mini etek giyipte çekiştiren abladan bi farkın kalmıyo. Rt'
Böylesi cümleleri okuduğumda ilk hissettiğim şey, üzüntü. İnsana en çok yakınlarından gelen kötülük koyar ya, işte üzüntüme bir sebep de bu.
' Maksat nedir?' diye sorsam eleştiri denecektir. Eleştiri yapıcı olur ki, eleştirilen dönüp kendine baksın ; yıkıcı olmaz ki, eleştiren en genel ifadeyle -gün gelir'deki o gün geldiğinde - ondan ötürü pişmanlık duymasın.
Aslında maksadımız 'İslam aslıyla, hakkıyla yaşansın.' di mi?
'Baş örtüsü, onu takanın çabası olmaksızın boynu göstermesin.' mi demek istenen? Peki, bu üslup tercihi niye?
Cümlenin neresinden tutsam,iğneliyor. Dini anlatırken tarizi kullanmak var mı İslam'da?
Canımın içi... İçi dışı bir mi bu sözün? Bir olmayınca neye karşılık geliyordu? İslam ne diyordu ona?
takıyon, çekiyon...vs. nedir bunlar? Birine bir şey vermek mi arzu? Ha, mesaj mı? O biri, o mesajı,verenin onu önemsediğini, ona saygı duyduğunu hissetmezse alır mı hiç?
Bu kıyas nedir Allah aşkına? Merak ediyorum, sahibi onunla mutmain midir? Değilse, onu söylemesine sebep nedir?
Ya,bu tepeden bakmak nedir?
İslam'ı anlatacağız ama İslamî bir üslupla.
( Bu cümle bir örnekti. Son okuduğum olduğu için onu aldım. Sahibinin kalbini bilemem elbette. Hakka girmekten korktuğumdan bu kadar soru. Yoksa - yani korkmasam değil, hep korkayım, hepimiz hep korkalım- emin olsam bastıra bastıra yazardım.
Bence bu gibi sözlerin ne'leri dediğinin sahipleri de pek farkında değil. Ben farkında olunsun istedim.)