2 Ağustos 2012 Perşembe

yara

Bazı yaraların kabuğu yoktur. Bir ve hem de ilk acı kaybın yarası mesela.
Hiç bağlamamıştır kabuk, değilse üç vakte kadar yara adını kaybedecekti zahir.
Gözün önüne gelen yüz soluklaşır zamanla daha bir ve o adı gibi bildik ses zamanla daha bir uzaktan gelmeye başlar kulağa.
Ama her şeyin ilacı değil işte zaman.
Kabuk değil, örtü.Beş hicri yıl katlı mesela.Anıların eli şöyle bir ucundan tutup azıcık kaldırır kaldırmaz gözün ıslanmasından, burnun sızlamasından, dudağın titremesinden anlıyorum.
Belki tutacağı  kabuk... Her giden bir şey götürür ya bizden...
Zaman değil de bir fatiha üfler bazı yaralara.